Haydi çocuklar, yeni bir yüzyılı tırmanmaya…
Zor bir yolculuk bu. Tırnaklarınızın kanaması pahasına tırmanacağınız bir yamaç söz konusu.
Açılamamış okullarınızla, bulamadığınız ya da bulduğunuz tıpkı sizler gibi tıkanmışları oynayan öğretmenlerle…
Ayakkabısız, önlüksüz, hatta deftersiz, kitapsız… Kimi zaman merkep sırtında, bir kağnının üzerinde kimi zaman, bir traktör römorkunda, kar kaplamış yollarda, dağ yamaçlarından uçma tehlikesi ile yürekleriniz ürpermiş, ilkel bir teleferikle kimi zaman, kimi zaman yollarda donma pahasına yürüdüğünüz yol, internetli, bilişimli, gen teknolojili yeni bir yüzyılı tırmanma anlamı taşıyor.
Haydi çocuklar, tırnaklarınızla kazımak pahasına bir yolculuk için…
Sabra sığının…
Sabır azığınız olsun. Çile hamurunuz… Böyle yoğrulmak varmış kaderde, bütün bunları aşabilir ve sonunda ulaştığınız zirvelerde dayanıklılığınızı vurgulamak için “acı patlıcanı kırağı çalmaz” muhabbetleri yaparsınız. Acılarla yoğrulanı, acılar yıldırmaz.
Adaletsizlikleri biliyorsunuz, yaşıyorsunuz. Beriki, öteki Türkiyelerde payınıza, yürekleri mengeneye sokan şartlar da düşse, bu çağı tırmanacaksınız ve inanırsanız başaracaksınız.
İçinizdeki cevher yeterlidir aslında…
Sabır şartları göğüsleme azmi demek. Sabra sığının, sabrı yaratana, insana sabrı öğretene sığının…
Sevgiye sığının…
Yüreğiniz dünyalar kadar büyük olsun…
Sevin, annenizi, babanızı, arkadaşlarınızı, öğretmenlerinizin yorgun ama şefkatli gözlerini sevin…
Defteri, kalemi, silgiyi, kitabı, sıralarınızı sevin… Sıralarınızın bağrında yaralar açmayın.
Harfleri sevin. Sayfaları sevin, kitap sayfası çevirmeyi sevin, kitaplar içinde gezinmeyi, kitapla oturmayı, kitapla yatmayı sevin… Kitaplı olmayı sevin.
Bastığınız toprağı, kokladığınız çiçeği sevin. Kedileri, kelebekleri, kuşları sevin.
Kavga ettiğiniz arkadaşınızı bile sevin… Onun size sataşan dilini değil, gözlerinin güzelliğini düşünün, annesini nasıl sevdiğini düşünün… Yüreğinin bir yanında mutlaka güzellikler bulunduğunu düşünün…
Renkleri sevin resim defterinize yansıttığınız. Renkler özgür olsun içinizde, hiçbirine zincir vurmayın… Özgürlüğü sevin daha önemlisi… Beyazı, karası, alı, yeşili ile… Renklerden ahenge ulaşmak olsun hedefiniz…
Kendi özgürlüğünüzü sevin, önemseyin, başkalarının özgürlüğünü önemseyin… Özgürlük olmayan hiçbir alanda bulundurmayın kişiliğinizi… En büyük felaket, insanın yüreğinin kelepçelenmesidir…
Duaya sığının.
Yaratıcı’ya açık olsun yüreğinizin bir penceresi hep… Gönlünüzle yaşayın, derin yaşayın, dualı yaşayın… Yürekten kopan her sesin, evrenler boyunca yankılanacağını ve ona cevap verecek bir yüce makam bulacağını bilerek seslenin… Sabah annenizle vedalaşırken dualı olun, akşam öğretmeninizden, arkadaşlarınızdan, okulunuzdan ayrılırken… Gündüzü dürerken dualı olun, gözlerinizi rüyalara açarken, sabahı selamlarken dualı olun… Dua, hayatın özüdür unutmayın, sabrın kader arkadaşıdır, başarının sır ortağıdır, emeğin-gayretin bereketidir….
Şartları yara yara yürüyeceksiniz. Bu belli.
Yarın nasıl bir ülkede yaşamak istiyorsanız onu koyun yüreğinize ve öyle yürüyün. Her adımınız, her nefesiniz o ülkeye doğru olsun, ona bir tuğla taşısın… Terinizle karın yarınki Türkiye’nin harcını… Etiniz kemiğinizle örün duvarını… Akif demiyor mu? Toprağı sıksan şehid kanı fışkırır diye… Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, demiyor mu şair… İşte böyle… Böyle kurulur vatanlar, yarınlar… Böyle inşa edilir çağ, böyle tırmanılır yamaçlar…
Ya adalet, diyeceksiniz, biliyorum.
Adaleti de böyle bulacaksınız. Tırnaklarınızla kazıya kazıya… Neredeyse o, hangi zamanda yaşıyorsa, hangi vatan ikliminde boy atacaksa, hangi terle-göz yaşıyla sulanacaksa gerekeni vererek…
Belki onun için acıyı da sevmek gerek…
Hesaplaşmaları da sevmek belki…
Adaletsizlikleri, yarınlara yönelik seferde irademize yönelik kamçı yapmak gerek belki…
Ufku sevmek gerek çocuklar… Ufkun derinliklerine bakıp, yüreklerimizi yıllar ötesine sevdalandırmak gerek…
Haydi çocuklar…
Heyecanını kuşanın günün… Sevdasını kuşanın yarınki güzelliklerin… Kalemi daha bir başka açın, daha bir başka tutun bugün, A harfini başka bir duygu ile yazın, defteri daha bir başka açın, daha bir başka başlayın güne…
Allah’ın adı ile…
Haydin!
2100 yılını yaşayanlar selamlasınlar sizin sevdanızı…
facebook
twitter