Eylül 2009

Türkiye'nin nükleer sorgulaması

30.09.2009 Bugün - Günlük Yazılar

Başbakan Erdoğan’ın, İran-nükleer ilişkisi üzerine söylediği sözler, bir “İran savunması” mı yoksa uluslararası siyasete yönelik bir ahlak sorgulaması mı? Bence ikincisi… Türkiye’yi “İran savunması” alanına sürmek, uluslararası kamuoyunda var olduğu düşünülen “İran alerjisi”ni kullanıp, Türkiye’yi bir daha böyle bir dil kullanmamaya mahkûm etme amacı taşıyor. Ama Türkiye, hiç şüphesiz bu hükümetin gayretleriyle kazandığı özgüvenle, tavrını [...]

Yazının devamını okuyun →

Öğretmenler-anneleri

29.09.2009 Bugün - Günlük Yazılar

Bayram tatilinin iki günü Kahramanmaraş’ta idim. Bir anne bana “Ne olur, öğretmenleri ve annelerini de yaz” dedi. Bildiklerini, gördüklerini, yaşadıklarını anlattı. Üç çocuk annesi idi. Eşi yıllar önce vefat etmişti. İkisi kız üç çocuğunu okutmuş, öğretmen yapmıştı. Onların her biri, on binlercesi, yüz binlercesi gibi KPSS zulüm çarkından geçmişti. Lise matematik öğretmeni olan birisi, genç [...]

Yazının devamını okuyun →

Toparlanma süreci

28.09.2009 Aksiyon

Türkiye’nin katkısıyla İslam dünyası toparlanıyor. Burada en negatif olgu, Kürt sorununun Osmanlı’nın çözülüş sürecine benzer bir mecraya sürüklenmesidir. Bu noktada Türkü ile, Kürdü ile bu büyük bünyenin onurlu parçası olabilmeliyiz. Suriye ile vizelerin kaldırılması, sembolik değeri çok yüksek bir olay. Aynı şekilde Irak ile müşterek bakanlar kurulu toplantısı, önemli bir merhale… Nasıl bir sembolik değer? [...]

Yazının devamını okuyun →

Doyumsuz 10 gün-3

26.09.2009 Bugün - Günlük Yazılar

İlk yazımda yazdım. Ramazan’da kutsal topraklarda bulunmak demek, namazla, Kur’an’la, Peygamber’le, Kabe ile iç içe yaşamak demek. Bunların tamamı ise insanla Yaratan arasındaki alakanın diri olmasını temin etmeli. Düşünüyorum da… Teravih namazları hatimle kılınıyor Mekke-Medine’de… Bu, 20 rekatlik bir Kur’an okuyuşu demek. Kur’an’da bir cüz, yani 20 sayfa. Kur’an, Kur’an, Kur’an… Namazın Kıraat rüknü. Sonra [...]

Yazının devamını okuyun →

Doyumsuz 10 gün -2

25.09.2009 Bugün - Günlük Yazılar

Ramazan umrelerinde veya Hac’da Mekke ve Medine iklimi, insana belki en çok “Ümmet”i düşündürür. Sen orada sadece Türk değilsin. Öteki Farisi değil. Öteki Arap değil. Öteki Rus değil. Öteki İngiliz, Fransız değil. Öteki Malay ya da Endonezyalı ya da Bangladeşli değil. Her birimizde bu kavmi aidiyetin ötesinde bir aidiyet var. Buradayız, burada, Mekke’de, Kabe’nin etrafında [...]

Yazının devamını okuyun →

Doyumsuz 10 gün-1

24.09.2009 Bugün - Günlük Yazılar

Türkiye gündemine girmeden önce, izin verirseniz, ayrı kaldığımız günlerin dökümünü yapayım: İzin kullandığım günler kutsal topraklardaydım. İlk 5 günü Medine’de, bayrama ulaşan son 5 günü ise Mekke’de olmak üzere doyumsuz bir 10 gün yaşadım. Eşim ve en küçük oğlumla birlikte. Ramazan. Medine. Hazreti Peygamber. Mescid-i Nebi. Dolu dolu Kur’an. 5 vakit namaz. Kur’an hatmi ile [...]

Yazının devamını okuyun →

Sistem nasıl yürüyecek?

14.09.2009 Aksiyon

Şu anda sistemin en kararlı koruyucusu rolünde Türk Silahlı Kuvvetleri görünmektedir. Statükonun en kararlı savunucusunun TSK olması, bu savunuculuğun, daha çok ‘güç kullanımı’nı gerektirdiğini akla getirmektedir. Evet, yaşadığımız tam bir sistem tıkanmasıdır ve Türkiye’nin gündeminde sistemin nasıl yürüyeceği sorusu, dağ gibi bir mesele olarak durmaktadır. Dikkat edenler görür ki, şu anda, sistemin en kararlı koruyucusu [...]

Yazının devamını okuyun →

Bu uyarıyı dinleseydik…

11.09.2009 Bugün - Günlük Yazılar

Sel felaketine, üstelik İstanbul’da, Ramazan günlerinin içinde maruz kaldık. Üstelik onlarca can pahasına… İstanbul’da olması önemli, çünkü belki hani Giresun’da, Rize’de vs olsaydı üzerimizdeki darbe etkisi bu kadar olmazdı. İstanbul gibi bir medya şehrinin boynunu kırdı sel. Ramazan günlerini zikretmemin sebebi, bugünlerde birçoğumuzun Kur’an okuyor olmaları. Söyler misiniz acaba Kur’an niye okunur? İstiklal Marşımız’ın yazarı [...]

Yazının devamını okuyun →

Dilipak açılımı

10.09.2009 Bugün - Günlük Yazılar

“Demokratik açılım” diyoruz ya… Bununla “Açılım”ın sadece “Kürt sorunu”nu çözme amacı taşımadığını anlatmak istiyoruz. Yani ortada bir demokratikleşme paketi bulunması gerekiyor. Hatta bir sistem restorasyonu bulunması gerekiyor. Çünkü Türkiye’de devlet-toplum ilişkisindeki sancı, bir tek Kürt sorunu alanında ortaya çıkmıyor. Din-devlet-toplum ilişkileri ile devletin etnik tavrı sistemin aşağı-yukarı ana koordinatlarını belirliyor ve bu, kuruluştan bu yana [...]

Yazının devamını okuyun →

Bu nasıl yargı mantığı?

09.09.2009 Bugün - Günlük Yazılar

Bir yargı reformu yapılması konusunda kimsenin itirazı yok. Anayasa Mahkemesi bile, Yargıtay bile, kendi sorunlarını ortaya koyuyor ve yargı reformunun kaçınılmazlığına işaret ediyor. Yargıtay’da görüşülmeyi bekleyen dava dosyası sayısı, bizzat Yargıtay Başkanı’nın konuşmasına göre 1 milyonu bulmuş, davalar dededen toruna intikal ediyor ve adaletin gecikmesi bizzat adaletsizlik haline geliyor. Bundan daha hayati reform gerekçesi mi [...]

Yazının devamını okuyun →