Hanefi Avcı‘nın “Devlet içinde Cemaat odaklanması” iddiası yeni bir iddia değil. Benim bildiğim MGK toplantılarında bile, bir süre, askeri kanadın ısrarla gündeme getirdiği bir konu olmuştur. Başbuğ‘un zaman zaman yaptığı konuşmalarda da üstü örtülü olarak “Cemaat”e işaret edilmiştir.
Avcı‘nın kitabı, bana göre bir “içten vuruş” niteliği taşıdığı için sansasyonel nitelik kazanıyor. Türkiye’de tüm “içten vuruş”ların cazibe taşıdığında ise kuşku bulunmuyor.
Deyim yerindeyse “Cemaat”in ekmeğini yemiş bir insan Avcı. Gençliğinde “Cemaat”in imkânlarından yararlanmış, çocukları “Cemaat”in okullarında okumuş, bir dönem “Cemaatin insanı” gibi itham edilmiş… Şimdi kendisi, vaktiyle hiç “Cemaatin insanı” diye suçlanmamış gibi, her taşın altında “Cemaat”in bulunduğu gibi bir iddia için öne çıkıyor.
Bu iddianın, hem bir “içeriden vuruş” niteliği taşıdığını, bu niteliği ile sansasyonellik kazanacağını, hem de Ergenekon davaları ve halk oylaması için “altın vuruş” niteliğine bürüneceğini, Sayın Avcı’nın tahmin etmemesi mümkün olmaz. Kitabın pazarlaması için her kim ile istişare etmiş ise o çevrelerin kendisine, “Bu kitabın, ulusalcı-Kemalist-laik kesim için bulunmaz bir değeri olacaktır ve müthiş bir pazar edinecektir” gibi bir açılım sunmalarını çok tabii bulurum.
Ortada bir Nurettin Veren örneği var. O “içten vuruş”u gerçekleştirdikten sonra “Ulusal TV” ilgisine mazhar olmuştu. Avcı müdür, dilerse eminim ki Doğu Perincek‘in kanalında yer bulabilir. Başka kanallar da kendisini “hayır” kampanyasında etkili bir figür olarak devreye sokmayı büyük iştahla arzu edecektir.
Ben Hanefi Avcı‘nın girdiği kulvarı, maalesef kendi mazisini yiyen bir süreç olarak görüyorum. Avcı, o dünyanın insanı değil. Orada sadece “kullanılış” süresi kadar kalabilecek bir insan.
Hele Ergenekon davaları ve Dink cinayetindeki söylemi, onun duruşunu çok daha dramatik hale getiriyor. Bence kariyerini taçlandırmıyor, ateş hattına atıyor. Yoo, bence “Cemaat” hakkında söyledikleriyle değil, Dink cinayetindeki derin yapıları arındırması ve Ergenekon’u koruyor görüntüsüyle tartışılacak. “Cemaat”konusundaki tüm iddiaları, bir hukuk devletinde yargıda mahkûmiyet söz konusu olmadıkça “yargısız infaz” diye nitelenecek ve Hanefi Avcı‘nın eksiler hanesine yazılacak.
Son söz: Hanefi Avcı adına üzülüyorum.
facebook
twitter