Saadet’i yazmak

Ağustos 26, 2010

in Bugün - Günlük Yazılar

Saadet’in İstanbul iftarında bulunamadım. Ama orada ve daha sonra Bursa’da yaşananları görünce aynı değerleri paylaştığımı düşündüğüm bir camia adına kahroldum. Yazık dedim. Çok yazık. İftar saati, Kur’an okunuyor, duvarlarda Erbakan ve Numan Kurtulmuş‘un büyük boy fotoğrafları yan yana asılı ve “Numan istifa” çığlıkları altında havada çatal bıçaklar uçuşuyor. Ne bu? Dava mı? “Hadi oradan!” Çılgınlığın, gözü dönmüşlüğün dava ile alakası olur mu?

Bakıyorum, şu ana kadar kadim Saadetliler’den bir tek “Yanlış bunlar” diye bir açıklama yok. Ne yani, tasvip mi ediliyor bu çılgınlıklar? Parti her şey midir? Siyaset her şey midir? Bir TV ekranında Asiltürk‘le Malkoç‘un tartışmasını izliyorum. Malkoç‘un tüm yumuşatma girişimleri karşısında Asiltürk‘ün müthiş agresifliği sergileniyor. O Malkoç ki, Refah davalarının savunmacısıdır, o Malkoç ki, AK Parti oluşumunda Hoca’nın yanında kalmış bir “vefa” adamıdır. Şimdi düşman oldu. Şimdi Numan düşman oldu, anlamak mümkün mü? Çocuklarımızı yiyeceğiz, öyle mi? Kedi yavrusunu yemek isterse, önce onu fareye benzetirmiş. Ne süreçlerde memleketin çocukları böyle yendi hep. Şimdi biz de öyle mi yapıyoruz? Ve bunu dava adına mı yapıyoruz?

“Hadi oradan; hadi, hadi!”

Previous post:

Next post: