Zaman – Haftalık Yazılar

Abdiç çizgisi

04.01.1995 Zaman - Haftalık Yazılar

İslâm ülkelerindeki laik yapılanışın karakterini doğru değerlendirmek için Bosna’da oluşturulan Abdiç çizgisi iyi bir örnektir diye düşünüyorum. Abdiç’i anlayan Arafat’ı da anlar, Çeçenistan’da olan biteni de, Tacikistan olaylarını da, başkalarını da… Fikret Abdiç, Bosna–Hersek’in Bihaç bölgesinde, kendine bağlı askerî birliklerle Ali İzzetbegoviç yönetimine başkaldıran birisi… Bosna ordusunun Sırplar’la her cephede kıran kırana savaş verdiği günlerde, [...]

Yazının devamını okuyun →

Avrupa ve çarpıklıklar

28.12.1994 Zaman - Haftalık Yazılar

Avrupa ile ilişkilerde önemli çarpıklıklar bulunduğu, gönüllü Avrupa lobisi dışındaki hemen herkesin ortak kanaati. İlke olarak Avrupa ile bütünleşmeden yana olanlar bile, bu çarpıklıkları görmezden gelemiyorlar. 6 Mart’taki randevu öncesinde tüm Avrupa lobisi şartları olgunlaştırmak için seferber olmuşken, birisinin de bu çarpıklıkları dile getirmesi gerektiğini düşündük ve bu yazıya başladık. Bir kere temel çarpıklık, Avrupa [...]

Yazının devamını okuyun →

Kadının onurunu savunmak

26.10.1994 Zaman - Haftalık Yazılar

Osmanlı döneminde Müslüman-Türk kadınlarının sahneye çıkması yasaktı. Tiyatrolarda Müslüman-Türk kadınları oynamazdı. Azınlık kadınları veya zenneler rol alırdı. Osmanlı, Müslüman-Türk kadınının sahneye çıkmasını onun “izzetini-onurunu” yaralayan bir hadise olarak görmüştü. İslâm kadını muazzez bir varlıktı. Onun erkeklerin karşısına çıkalırıp, sadece “cinsel obje” özelliğine indirgenmesi, Osmanlı’nın genel insan anlayışına uygun düşmüyordu. Erkek nasıl bir cinsel objeden ibaret [...]

Yazının devamını okuyun →

İmam-hatipleri anlamak

12.10.1994 Zaman - Haftalık Yazılar

Tepkimi ifade etmeye hazırlandığım bir konuda, özünden bir değişiklik meydana gelince, takdirimi bildirmek de bir görev olmuştur. Bu takdirle birlikte belki temel perspektifler üzerindeki değerlendirmeleri sunmak da yararlı sonuçlar doğuracaktır. Konu ders geçme sistemindeki dönem kısıtlaması idi. Talim Terbiye Kurulu, orta öğretim kurumlarında yeni başlatılan kredili sistemin belki de özünü yokeden bir karar çıkarmıştı. Kurul, [...]

Yazının devamını okuyun →

Yalta sendromu

05.10.1994 Zaman - Haftalık Yazılar

Rusya, Tacikistan’ı bombaladığı zaman, “köktendincilerin ayaklanması”nı ezdiği gerekçesiyle Türkiye’de kimilerinin gözleri parıldamıştı. TRT bile haberi böyle gizli bir sevinç duygusu içinde vermişti. Oysa Tacikistan müdahalesi, Sovyetler’in dağılmasından sonra, Rusya’nın nüfuz alanlarının sınırlarını çizme ve yeniden süper güç olma stratejisinin ilk uygulaması idi. Rusya ilk defa, Tacikistan’daki İslâmî yükselişi bastırdıktan sonra, “Asya’da ilgisiz kalamayacağı bir nüfuz [...]

Yazının devamını okuyun →

Devlet neden özelleştirilmez!

21.09.1994 Zaman - Haftalık Yazılar

Herkesin “mutabık” olduğu bir konuda “muhalif” yazı yazmak zor. Ama içimizden zorlayan bir duygu “özelleştirme” için böyle bir yazıyı “yaz” diyor. Çünkü “özelleştirme”, dünyanın yeni “dokunulmaz”ı haline geldi ve o, gerektiğinden fazla bedel ödetiyor gibi geliyor bize… Özelleştirme, devlete ait ekonomik kuruluşların, belirli bir bedel karşılığı özel kişi ve kuruluşlara devredilmesi hadisesi. Temel mantığında şu [...]

Yazının devamını okuyun →

Sol'un krizi

14.09.1994 Zaman - Haftalık Yazılar

Solun krizi kimlik noktasındadır.Yani sol Türkiye’de nereye oturacağını bilmiyor. Önce Türkiye’nin solu gerçekten sol mu, diye sorulabilir. Ya da Türkiye solu, solun hangi boyutu üzerindedir? Solun bir “ezilen toplum kesimlerinden yana olma” boyutu var. Sınıfsal boyutu. Türkiye solu, ne kadar aksini iddia ederse etsin, oturduğu sosyal taban itibariyle bu alanın ideolojisini yansıtmıyor. Sol partilere bakıldığında [...]

Yazının devamını okuyun →

Hz. Ali cemevi açmadı

14.09.1994 Zaman - Haftalık Yazılar

Evet, Hazreti Ali (r.a) cemevi açmadı.İbadetini de cemevinde yapmadı. Hz. Ali’nin (r.a) bugün cemevinde yapılan şekilde semah diye bir ibadeti de yoktu. Hazreti Ali abid bir insandı, müttaki idi, gönlü mescidlere bağlıydı. Allah’ın hoşnutsuzluğunu çekecek bir davranış içinde bulunmaktan özenle kaçınırdı. Bir Allah dostuydu Hz. Ali. O, Hazreti Muhammed (s.a.v) nasıl namaz kıldı ise öyle [...]

Yazının devamını okuyun →