Haşim Kılıç

Yargı’ya içeriden bakıldığında…

04.05.2010 Aksiyon

Türkiye’deki en önemli sancılardan biri, yargı alanında yaşanmaktadır. Bu sancı, yargıya, devlet ideolojisini koruma-kollama ve bunun ihlali halinde yaptırım uygulama misyonu verildiği için oluşmaktadır. Türkiye, bu sancıyı aşmadan normalleşemez.

Yazının devamını okuyun →

Gerçek bir yargıç bakışı

24.04.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Söze, “Ülkemizin halen en önemli sorunu olarak ön plana çıkan yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve sorumluluğu konusunu yeniden konuşmak durumunda kaldığımız için üzgünüm” diye başlıyor. Sonra “Kastım, yargı mensuplarının canını acıtmak değil” diyor. Yani bağcıyı dövmeyi değil, üzüm yemeyi istiyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç. Sözleri arasında, anayasa değişikliklerini uzlaşma ile yapma, insan hakları alanında, “bir oy fazla ise hepsi [...]

Yazının devamını okuyun →

Bilinçaltı fışkırıyor

27.03.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Anayasa tartışmaları ister istemez, sistemin bütün vidalarını, somunlarını irdeleme imkânı sağlıyor. Toplum-sistem ilişkileri de bu arada ister istemez tartışma alanına giriyor. Yapılmakta olan anayasa değişikliğine karşı itirazlara baktığınızda, en temelde“millete güven” sorununun yattığı, bunun bilinçaltına en derin biçimde nüfuz ettiği ve tartışmalarda farkında olmadan ortaya çıktığı gözleniyor. Mesela; – “Ele geçirme” söylemi böyle bir bilinçaltı dışavurumu… [...]

Yazının devamını okuyun →

11 Haşim Kılıç olsa…

05.03.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Hürriyet’e, hükümetle mesafeli bir beyanat verdi ya… Yaşasın Haşim Kılıç! Sayın Baykal bile çok sevmiş Haşim Kılıç‘ı… O cenah, hükümeti ya da başbakanı eleştirdiğimde beni de çok seviyorlar, sağ olsunlar… Ondan sonra körlük başlıyor. Haşim Kılıç, AK Parti ile ilgili AYM kararını açıklarken, “Yasaları değiştirin, bir daha önümüze parti kapatma davası gelmesin” demişti. Sayın Kılıç‘ın o [...]

Yazının devamını okuyun →

İkilemi aşmak

05.10.2009 Aksiyon

Cumhuriyet’in yaşı bir asra yaklaşıyor. Artık ikilemler içinde bocalamaktan kurtulmalıyız. Kendimizle, tarihimizle, birbirimizle barışmalıyız. Barışık bir sistem inşa etmeliyiz. Ne geçiyor içimden biliyor musunuz? Türkiye… Bir yandan içinde bir ‘Büyük devlet’ potansiyeli taşıyor. Büyük oynuyor. Kendinde büyük oynama iradesi görüyor. Dünya, Türkiye’nin bu büyük oyununu yadırgamıyor. Türkiye’yi buna layık görüyor. Bu potansiyeli yok farz etmiyor. [...]

Yazının devamını okuyun →

9 kişiyi Özal tayin etseydi…

10.06.2008 Bugün - Günlük Yazılar

Ne demişler Meclis iradesini ıskalayanlar: -Şayet 411 kişi kalksa, “Bundan böyle seçimler 20 yılda bir yapılacak dese, ya da laikliğin kaldırılması için oy kullansa buna kim mani olacak?” Yani; -Biz işte böyle bir tehlikeyi önledik! 411 kişi… Anayasa Mahkemesi’nde ileri sürüldüğü iddia edilen bu yaklaşım medyaya sızdırıldı, AYM’nin anayasa değişikliği iptalini “Hınk” diyerek karşılayan medyada da büyük [...]

Yazının devamını okuyun →

Yargı sancısı – yargı reformu

05.05.2008 Aksiyon

Artık Türkiye’de ‘yargı bağımsızlığı’ kadar, hatta ondan daha çok ‘yargı tarafsızlığı’nın da altı çiziliyor. Çünkü yaşanan sıcak toplumsal-siyasal olaylarda toplum algısı ile farklılaşma oranında yargının tarafsızlığı kuşkusu sıklıkla gündeme geliyor.

Yazının devamını okuyun →