Medya

Türkiye 35. Madde belasından kurtarılmalıdır

22.01.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Taraf Gazetesi’nin “Balyoz Darbesi” haberi Türkiye’yi yeniden askeri müdahalelerin dehşet verici iklimini değerlendirmeye yöneltti. Gazete beş bin sayfalık darbe planından yaptığı alıntılarla gerçekten Türkiye’nin nasıl korkunç bir badireden döndüğünü de ortaya koymuş oluyor. Paragraf paragraf okuduğumuzda bir askeri camia içerisinde dehşet verici bir planın hazırlanabilmiş, tasarlanabilmiş olmasını hayretle, dehşetle karşılıyorsunuz. Ancak hadiseyi bütün boyutlarıyla yeniden [...]

Yazının devamını okuyun →

Orduyu tartışmak…

18.01.2010 Aksiyon

Son zamanlarda daha çok gündeme gelen “Ordunun yıpranması-yıpratılması” tartışmasında olan biten hangisi? İlk tespit şu olabilir: Halkımız, ordusunu sever; ama ordunun idareye el koymasını onaylamaz. Onaylar görünse de onaylamaz. Din, bütün toplumlarda korumalı alandır. İnsanlar, dinle ilgili bir şeyi değerlendirirken, genelde saygıyı öne alırlar. Eleştiri her zaman, dikkatli yapılır. Hatta eleştiride doludizgin gidenler, aşırı gitmekle [...]

Yazının devamını okuyun →

"Türklük dayatması olmasaydı, Kürtçülük çıkmazdı"

15.01.2010 Röportajlar

Bu röportaj 15 Ocak 2010′da HaberX.com‘da yayınlandı. Hülya Okur’a bu röportajdan dolayı teşekkür ediyorum. “ VAKTİN ÇOCUĞU OLMAYI ÖNEMSİYORUM” 1999’un son günlerinde bir yazı kaleme almıştınız. “Vaktin çocuğu” diye.  İşin sırrını vaktin çocuğu olmak olmakta görmüştünüz. Ahmet Taşgetiren kendi vaktinin nasıl bir çocuğu oldu? Vaktin Çocuğu ifadesi, sufilerin kullandığı bir ifade. Arapçası da İbnül- vakt, [...]

Yazının devamını okuyun →

"Muhalefet bayrağı"

12.01.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Yazarlık hayatımda iki yazım büyük ses getirdi. Birisi, 28 Şubat günlerinde, Necmettin Erbakan Hoca, Anayasa Mahkemesi’nde savunma yaparken yazdığım “Seni Seviyoruz Savunan Adam” başlıklı yazı… Diğeri de 2005 yılının 19 Ağustos’unda, Başbakan Erdoğan ilk defa “Kürt sorunu” açıklamasını yaptığında yazdığım yazı. İlk yazı, hâlâ Anadolu’da gittiğim yerlerde hatırlanır, hatırlatılır. İkinci yazım ise, 10 yıl yazdığım [...]

Yazının devamını okuyun →

Otokrasi heyulası

09.01.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Otokrasi tek adam yönetimi demek, heyula ise korkunç hayal anlamına geliyor. Şimdi Türkiye bu korkunç ihtimali tartışıyor. Bu tartışma ortamında o basit soruyu, Derya Sazak soruvermiş. İşte şöyle: “Tek parti egemenliği, tek adamlık, sivil dikta gibi nitelemelerin acı sonuçları “27 Mayıs İhtilali”nde yaşanmıştır. Menderes iktidarına karşı orduyu kışkırtmak yerine seçim beklenseydi, Demokrat Parti zaten kaybedecekti. [...]

Yazının devamını okuyun →

Evire çevire hukuk devleti olacağız

08.01.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Türkiye, hukuk devleti hüviyetini pekiştirme noktasında her gün yeni adımlar atıyor. Bunun en sonuncusu, yargının “Devlet sırrı” ile ilgili verdiği karar olmuş ve bu kararın uzantısında, “Mahrem alan-Kozmik oda” olarak kabul edilen Seferberlik Tetkik Kurulu’nda günler süren incelemelerin gerçekleşmesi sağlanmıştır. Ankara 11′inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Genelkurmay’ın “Kozmik odada arama durdurulsun” mealindeki talebini reddetmesi, üstelik ortaya [...]

Yazının devamını okuyun →

Gazze konvoyu-Mısır ukdesi

07.01.2010 Bugün - Günlük Yazılar

İngiltere’den yola çıkıp, Türkiye’den katılımlarla devam eden Gazze’ye yardım konvoyunun hedefine ulaşmasında peş peşe sorunlar yaşandı. Türkiye’nin temaslarıyla çözülmüş gibi görünen problem, Ariş limanında, önceki gece yarısı Mısır polisinin, konvoya saldırması ve birçok insanı yaralaması ile, çok daha girift hale geldi. Sorun, “İsrail’in ablukası”nı delme sorunu iken, birdenbire İsrail ablukasını pekiştiren bir “Mısır ablukası”na dönüştü. [...]

Yazının devamını okuyun →

Sorun nerede biliyor musunuz?

30.12.2009 Bugün - Günlük Yazılar

Evet, böyle başlayalım: -Sorun nerede biliyor musunuz? Şurada: -Devlette birileri vatandaşa güvenmiyor. Vatandaşın içinde önemli bir kesim, devlette birilerine güvenmiyor. İlk cümleyi açalım: İşin ucu taa Osmanlı çözülüş dönemine uzanıyor. Dışarıdan güdümleme var, içeriden isyanlar var. Arkadan vurmalar var. Bu, “Kim sadık vatandaş” sorusunu getiriyor devletin gündemine. Osmanlı’nın son dönemindeki bu kuşku, Cumhuriyet’e intikal ediyor. [...]

Yazının devamını okuyun →

O odaya cumhurbaşkanı girebilir mi?

29.12.2009 Bugün - Günlük Yazılar

Kozmik oda. Devlet sırlarının saklandığı oda. Seferberlik Tetkik Kurulu ya da Özel Harp Dairesi bilgilerinin saklandığı oda. Bir rivayete göre ülke güvenliğine dair en mahrem bilgiler yer alıyor orada, başka rivayete göre başbakana suikast dahil, ülke içi mahrem operasyonların bilgileri muhafaza ediliyor. Acaba hangisi? Şöyle bir soru sorulabilir değil mi? -Eğer ülke güvenliğine dair kozmik [...]

Yazının devamını okuyun →

AK Parti ve Kürtlerin temsili

28.12.2009 Aksiyon

AK Parti, ne yapıp edip, Doğu ve Güneydoğu’dan seçilip gelen milletvekillerinin etkin bir temsil hüviyetine kavuşmasını temin etmeli ya da bundan sonra böyle bir etkinliğe sahip insanları, milletvekili seçtirmeye çalışmalı. ‘Açılım’ konusu tartışılırken, “Kürtlerin temsili” meselesinin de büyük önem arz ettiği ortaya çıktı. -Kim muhatap alınacak? -Kürtler adına kim konuşabilir? -DTP, bütün Kürtleri temsil yetkisine [...]

Yazının devamını okuyun →