yargı

Asıl mücadele arka bahçe için…

31.08.2010 Bugün - Günlük Yazılar

oplum olarak ne kadar farkına varıyoruz bilmiyorum ama anayasa mücadelesinin asıl olarak bir “arka bahçe” mücadelesi olduğu kesin. Bu noktadan bakıldığında, CHP’nin geleneksel duruşundan bir milim ayrılmadığı da muhakkak. Arka bahçe… CHP’nin arka bahçe gibi gördüğü yüksek yargı alanı… Hatırlayalım, paket Meclis’te görüşülürken CHP, “Üç maddeyi çıkarın diğer tüm maddeleri destekleyelim” görüşündeydi. Üç madde, parti kapatmanın zorlaştırılması, [...]

Yazının devamını okuyun →

Yargı’ya içeriden bakıldığında…

04.05.2010 Aksiyon

Türkiye’deki en önemli sancılardan biri, yargı alanında yaşanmaktadır. Bu sancı, yargıya, devlet ideolojisini koruma-kollama ve bunun ihlali halinde yaptırım uygulama misyonu verildiği için oluşmaktadır. Türkiye, bu sancıyı aşmadan normalleşemez.

Yazının devamını okuyun →

Gerçek bir yargıç bakışı

24.04.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Söze, “Ülkemizin halen en önemli sorunu olarak ön plana çıkan yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve sorumluluğu konusunu yeniden konuşmak durumunda kaldığımız için üzgünüm” diye başlıyor. Sonra “Kastım, yargı mensuplarının canını acıtmak değil” diyor. Yani bağcıyı dövmeyi değil, üzüm yemeyi istiyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç. Sözleri arasında, anayasa değişikliklerini uzlaşma ile yapma, insan hakları alanında, “bir oy fazla ise hepsi [...]

Yazının devamını okuyun →

Cübbeleri çıkarmak…

15.04.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Yüksek yargı adına, bazı simalar hep kameralar önünde… Bunlardan birisi de HSYK Başkanvekili Kadir Özbek. Ve Kadir Özbek, en sonunda “toplu istifa” söylemiyle çıktı ortaya. Yani bir anlamda “toplu cübbe çıkarma” eylemi! “Pakistan’da yargıçlar yaptı bunu, biz onlardan daha duyarsız mıyız”dedi. Ne denebilir? “Çok korktuk denebilir. Yapmayın, etmeyin, elinize ayağınıza düştük,istifa ederseniz memleket ne hale gelir. Sizsiz biz ne yaparız” denebilir. [...]

Yazının devamını okuyun →

Gül'e oyun

08.04.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Baykal Cumhurbaşkanı Gül’e ne diyor? -Sadece AKP’nin değil, AKP’nin dışındaki Türkiye’nin de Cumhurbaşkanı olduğunu göster. Bu söz, Cumhurbaşkanı Gül‘den, önce “AKP’nin Cumhurbaşkanı olduğunu”kabul etmesini, “Başkalarının Cumhurbaşkanı olmadığı”kanaatini paylaşmasını istiyor. Bu, Baykal‘ın Gül ile ilgili bir türlü sona ermeyen değerlendirmesi. O henüz Gül‘ün cumhurbaşkanlığını, yani TBMM’nin kararını içine sindirmiş değil. Şimdi bir manevra ile bunun Cumhurbaşkanı Gül tarafından da onaylanmasını istemiş oluyor. Sonra [...]

Yazının devamını okuyun →

Anayasa Mahkemesi: İki sorun

07.04.2010 Aksiyon

Konu, neden bu kadar çok tartışılıyor? Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin sistem içindeki rolü çok önemli. Görev çerçevesine bakınca, sistemin zirvesine oturtulmuş bir yapı görülüyor. Ancak burada iki sorun var: Anayasa’nın yapısı ve Anayasa Mahkemesi’nin yapısı…

Yazının devamını okuyun →

İşgüzar-satılmış… Hangisi hakaret?

03.04.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Biz de kendimizi bir “medya” olarak “kuvvet” zannederiz. “4′üncü kuvvet” falan… Hatta bir ara Erol Simavi, rahmetli Özal‘a karşı efelenirken, “Ne dördüncüsü, biz birinci kuvvetiz. Çünkü darbeleri de biz yaptırırız” gibi sürmanşetten bildiri bile yayınlamıştı. Kim bilir belki de, siyasetçilere karşı gerçekten birinci kuvvet oluveriyoruz. Vur ha vur! “Satılmış” diye yazsan eleştiri oluyor. Çünkü bir [...]

Yazının devamını okuyun →

Asıl sorun o zaten

01.04.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Hiç kimse açıkça ve alt alta sıralanmış halde ifade etmiş değil. Ama söylenenleri, yazılanları ve satır aralarını topladığınızda ortaya şöyle bir tasarım, niyet, umut, hesap, ne derseniz deyin o çıkıyor: “-Bu anayasa değişikliği Meclis’ten geçmemeli. -Meclis’ten geçerse, Anayasa Mahkemesi’ne gitmeli ve oradan dönmeli. -Anayasa Mahkemesi, değişikliğin iptali için öyle bir gerekçe yazmalı ki bu adeta AK [...]

Yazının devamını okuyun →

Bilinçaltı fışkırıyor

27.03.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Anayasa tartışmaları ister istemez, sistemin bütün vidalarını, somunlarını irdeleme imkânı sağlıyor. Toplum-sistem ilişkileri de bu arada ister istemez tartışma alanına giriyor. Yapılmakta olan anayasa değişikliğine karşı itirazlara baktığınızda, en temelde“millete güven” sorununun yattığı, bunun bilinçaltına en derin biçimde nüfuz ettiği ve tartışmalarda farkında olmadan ortaya çıktığı gözleniyor. Mesela; – “Ele geçirme” söylemi böyle bir bilinçaltı dışavurumu… [...]

Yazının devamını okuyun →

Bağcı dövmek-Üzüm yemek

26.03.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Umur Talu’yu aramış ve “Yazınızdaki 6 maddeye yürekten katılıyor ve destekliyorum” demiş ve şöyle devam etmiş: “Demokratikleşmeye karşı olmamız düşünülemez. Hiç önyargımız yok. Art niyetli değiliz. Yoksa kendimizi inkâr ederiz. Demokratikleşmenin daha ileri götürülmesini isteriz.” Gerçeker‘in yürekten katıldığı 6 maddenin Umur Talu‘nun sütununa yansıyan çerçevesi şöyle: “1. YAŞ kararına yargı yolu [...]

Yazının devamını okuyun →