yargı

Yargı, yasama ve yürütmeyi boğarsa…

25.03.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Anayasa değişikliği paketi açıldıktan sonra ilk gözünüze çarpan ne oldu dersem ne cevap verirsiniz? Siz de benim gibi, Yüksek Yargı adına yapılan açıklamalara mı takıldınız? Nasıl buldunuz? Nasıl bir yargı bürokratı kalitesini sergiliyor o sözler? Bu bir bürokrat üslubu mu? Daha önemlisi, tarafsızlığı en hayati nitelik olan yargı bürokratı üslubu mu? Bunlar, Türkiye’nin şu andaki [...]

Yazının devamını okuyun →

CHP'nin MHP kurgusu

24.03.2010 Bugün - Günlük Yazılar

“CHP artı Yüksek Yargı.” Bu denklem çok yadırganmaz. Ama “MHP artı Yüksek Yargı” diye bir denklem çok kurulabilir değildir. MHP, Meclis’ten 411 oyla geçen ve kendisinin de katkıda bulunduğu bir Anayasa değişikliğinin, Anayasa Mahkemesi’nde nasıl, durumdan vazife çıkarılarak ve bunun için kendi kendisine zorlama yetkiler üretilerek iptal edildiğini ayan beyan görmüştür. Acaba MHP, o sürecin [...]

Yazının devamını okuyun →

Farklı duruşların analizi

23.03.2010 Aksiyon

Türkiye’de, fazlasıyla, davul başkasının sırtında, tokmak başkasının elinde… Yani birileri yetkisi olmayan şeyleri yapıyor, birileri de keyfî olarak üretilen suçların bedelini ödemek zorunda kalıyor. Kamuoyu da halktan yetki alan kadroların “iktidarsızlık”larına hükmediyor.

Yazının devamını okuyun →

Biraz da Türkler için empati…

18.03.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Bazen ifrit oluyorsunuz, “Şu en basit gerçeği neden kabul etmiyorlar” diye… Mesela şunu: -Bir tarih olayının niteliği, parlamentolardaki oylamalarla belirlenmez. Bir oy farkıyla gerçeğin mahiyeti değiştirilemez. Gelin tarih komisyonları kurup, olayı bütün boyutlarıyla ortaya çıkaralım ve sonucuna herkes razı olsun. 1915 olayları soykırımı mıydı, değil miydi? Orada kim ne yaptı? Tehcir nedir, soykırımı nedir, savaş ortamında [...]

Yazının devamını okuyun →

Yüksek Yargı ve Alevilik

17.03.2010 Aksiyon

“Yüksek Yargı’da Alevilik” dendiğinde, Aleviliğin orada farklı bir bilinç hâli içinde olduğu kanaati oluşuyor. Bu da yargının misyonu açısından son derece tehlikeli bir durum oluşturuyor.

Yazının devamını okuyun →

Yargı ve CHP paralelliği

09.03.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Ahmet Necdet Sezer döneminde Cumhurbaşkanlığı siyasete girmişti. CHP, onu muhalif güç gibi değerlendiriyordu. Öyle ki Sezer‘in tavırları “ana muhalefet” şeklinde tanımlanıyordu. O dönemde YÖK siyaset yapıyordu ve CHP onunla paralel yürüyordu. TSK’nın duruşları, CHP siyasetine monte oluyordu ya da CHP, asker duruşu ile bütünleşip muhalefeti beslemeye çalışıyordu. Ve yargı siyaset yapıyordu. CHP, yargının siyaseti ile bütünleşip, müessir [...]

Yazının devamını okuyun →

Gücü gücü yetene!

19.02.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Bugün Gazetesi, 19 Şubat 2010 CHP… Yargıtay… Danıştay… YARSAV… HSYK… Barolar Birliği… Başsavcılık… Böyle bir sıralamayı yorumlayın desem ve sizin azıcık siyasi kültürünüz varsa ne dersiniz? “Ona şimdilerde MHP’yi de katın” der ve “Tam bir cephe” tanımlaması yaparsınız. “Bu kurumların aynı çizgide buluşması şaşırtıcı mı ya da neden şaşırtıcı değil” diye sorsam, malumun ilamı şeyler [...]

Yazının devamını okuyun →

Türkiye yargıyı tartışacak

15.02.2010 Aksiyon

Aksiyon Dergisi, Sayı: 793 / Tarih : 15-02-2010 Son 10-12 yılda yüksek yargı, parti kapatmalarıyla, anayasa değişikliği iptalleriyle, cumhurbaşkanı seçiminde üstlendiği rollerle çok daha sık tartışılır duruma geldi. Şu anda, en aktüel olanı, Danıştay’ın katsayı konusunda verdiği çelişkili kararlar… Türkiye, önümüzdeki dönemde hiç şüphesiz bir “Yargı vesayeti” olgusunu tartışacak. Bu kaçınılmaz. Şu sıralar ya da [...]

Yazının devamını okuyun →

İHL açılımı

12.02.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Bugün Gazetesi, 12 Şubat, 2010 İHL camiası resmen ayrımcılıkla karşı karşıya. İnsan hakları literatüründe bunun adı “discriminasyon.” Batı dünyasında yabancılara karşı uygulandığı için, eskiden Amerika’da, sonraları Güney Afrika’da, zencilere karşı uygulandığı için tüm insan hakları savunucularının kınadığı bir iş. Bu, bizde İHL camiasına karşı uygulanıyor. “Üvey evlat” tanımlaması, İHL camiasında çokça seslendirilen bir duygu. Düşünün, [...]

Yazının devamını okuyun →

Silah-hukuk-halk

11.02.2010 Bugün - Günlük Yazılar

Bugün Gazetesi, 11 Şubat, 2010 Bunlar, sahip olanlara “güç” sağlayan enstrümanlardır ve kötüye kullanılmaları durumunda, ülkede ciddi sancılar oluşur. Silah asker kişilere, hukuk yargı mensuplarına, halk da siyasetçilere kudret sunar. Peki bunların en tehlikelisi hangisidir? “Silah” zannedilir ama bence değildir. “Halk” zannedilir ama bence değildir. Evet, bence kötüye kullanılması halinde en tehlikeli olanı “hukuk”tur. Evet, [...]

Yazının devamını okuyun →