YÖK

10'uncu dalga

08.01.2009 Bugün - Günlük Yazılar

İstanbul, Ankara, Sivas ve İzmir’de, savcılığın talimatı ile organize bir operasyon daha… Ergenekon’da 10′uncu dalga çerçevesinde 40 kişiyi kapsayan müthiş gözaltılar… Gözaltılar, “1 Numara kim?” sorularının sıklıkla sorulmaya başlandığı, robot resimler çıkarıldığı ve Tuncer Kılınç – Bedrettin Dalan gibi isimlerin kulislere düştüğü bir sürecin içinde geldi. İşte gözaltına alınan isimlerden bir kısmı. Eski Genelkurmay Hukuk Müşaviri [...]

Yazının devamını okuyun →

…Ve Başbuğ

30.08.2008 Bugün - Günlük Yazılar

Dün, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Işık Koşaner’in devir – teslim törenindeki konuşmasını değerlendirmiştim, bugün de, Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un yine devir – teslim törenindeki nutku üzerinde durmak istiyorum. Önce bir izlenimi not etmeliyim: Görüldüğü kadarıyla, hem bu törenlerde konuşma yapan komutanlar hem de, kamuoyu, söylenen sözlerin ülke için çok belirleyici olduğunu düşünüyorlar. Onun için de, [...]

Yazının devamını okuyun →

9 kişiyi Özal tayin etseydi…

10.06.2008 Bugün - Günlük Yazılar

Ne demişler Meclis iradesini ıskalayanlar: -Şayet 411 kişi kalksa, “Bundan böyle seçimler 20 yılda bir yapılacak dese, ya da laikliğin kaldırılması için oy kullansa buna kim mani olacak?” Yani; -Biz işte böyle bir tehlikeyi önledik! 411 kişi… Anayasa Mahkemesi’nde ileri sürüldüğü iddia edilen bu yaklaşım medyaya sızdırıldı, AYM’nin anayasa değişikliği iptalini “Hınk” diyerek karşılayan medyada da büyük [...]

Yazının devamını okuyun →

Vaziyet-i umumiye deyince…

20.03.2008 Bugün - Günlük Yazılar

Ne diyordu CHP bildirisi, Nutuk’tan iktibasla: -Memleketin vazıyet-i umumiyesi ve manzarası şöyle… Bunu, sınır ötesi harekât sebebiyle hükümeti ve askeri, bir komplonun aktörleri olarak suçladığı günlerde söylemişti. Kapatma davasına gelirken… -AK Parti kurulduğundan bir yıl sonra seçime girmiş (2002) ve halktan yüzde 34 oy alarak iktidar olmuş. -Ardından ikinci seçim. (2007 22 Temmuz.) Oylarını yüzde 12 [...]

Yazının devamını okuyun →

Başörtüsü ve steril kamu yönetimi

18.02.2008 Aksiyon

İnsanların tarafsız kaldıklarını gösterecek bir evrensel giyim, kuşam keşfedilmiş değil. Yani “Şu kadın, şu erkek giyimi tarafsızlığın göstergesidir” denecek bir şablon yok. O zaman hangi hakla başörtüsü negatif bir şablon hâline getiriliyor?

Yazının devamını okuyun →

En dramatik olay

14.02.2008 Bugün - Günlük Yazılar

Evet, bence şu yaşanan sürecin içinde karşılaştığımız en dramatik olay, Taha Akyol’un dün, Çankaya’ya yaptığı çağrıdır. Akyol, Çankaya’ya, Meclis’te 411 oyla gerçekleşen Anayasa değişikliğini iade etmesini tavsiye ediyor. Hayır, sayın Akyol’u suçlamak asla aklımdan geçmez. Sayın Akyol asla Demirel değildir. Sayın Akyol asla Cindoruk değildir. Hatta Sayın Akyol, “O kadar mesele dururken neden sadece başörtüsü?” [...]

Yazının devamını okuyun →

Garabetler serisi

05.02.2008 Bugün - Günlük Yazılar

O kadar çok yazacak şey var ki, nereden başlasam bilemiyorum. -Sorsanız, başörtüsünü halk oyuna sunmaya karşılar. Gerekçe “Halk bölünür!” İslam – laiklik tartışması çıkar. İyi, halk bölünmesin. Ama o ne? Anıtkabir’de özgürlük karşıtı 126 bin kişi toplanmış. Beylerin sevinçten ağzı kulaklarında. “İşte biz böyle toplanırız, biz bu kadarız” havalarından geçilmiyor. Demek ki, halk oyundan, faraza, [...]

Yazının devamını okuyun →

Asker ve başörtüsü

22.01.2008 Bugün - Günlük Yazılar

Habertürk’teki “Basın Klübü” programı iki şeyi açığa çıkardı: 1-”Türban” sözcüğünün, zamanın YÖK Başkanı İhsan Doğramacı tarafından teklif edildiğini… 2-Dönemin askeri lideri Evren’in başörtüsüne külliyyen karşı olmadığını, Keçeciler’in eşinin… ..Birinci gerçek, bugüne kadar yasak gerekçesi olarak sürdürülen “türban – siyasal simge” söylentilerinin ne kadar boş olduğunu ortaya koyuyor. İkincisi ise, bence daha önemli bir meseleyi: -Askerin [...]

Yazının devamını okuyun →

TSK ve halkla ilişkileri

25.06.2007 Aksiyon

TSK ve halkla ilişkileriAsker askerî müdahalede güç kullanır. Güç varsa başka şeye de hacet yoktur. Herkes güç karşısında boyun eğer. Halk da güçten anlar. Halkla ilişkiler önemli ama, halk her şey de değildir… gibi bir yaklaşım. Bu, zaman zaman güç sahiplerini yoldan çıkaracak bir halet-i ruhiyedir. Askerî müdahale mantığında bu çok devreye girer. Ama bu, bir tür iç kanamayı da beraberinde getirir ve bir gün olur, en çok ihtiyaç duyulan zamanda halk nezdinde moral destek bulunmaz. Türkiye, şükür ki bu noktaya gelmemiştir. Ama kamplaşmalar iyiye götürmüyor Türkiye’yi…

Yazının devamını okuyun →

10. Yıl: Demirel’in aklanamama süreci

26.02.2007 Aksiyon

Eğer Demirel, 28 Şubat’ı meşrulaştırma söylemi oluşturmasaydı, 28 Şubat sürecinde yapılanları savunmasaydı, 28 Şubat’ın arkasında duruyor gibi bir misyonu üstlenmeseydi daha anlaşılabilir bir konumda olabilirdi. “Elimden geleni yaptım” söylemi daha anlaşılabilir bir söylem olurdu. Demirel’in duruşundaki yanlışlık, kural dışı güç kullanarak toplumu ezen odakların safında görünmektir. Bu yanlışlıktan da henüz aklanabilmiş değildir.

Yazının devamını okuyun →